Karaburun’un tarihi Prehistorik dönemden başlar. MÖ 4000 (Kalkolitik Dönem) yıllarına ait el yapımı taş baltalar, bazı araç ve el aletleri, çanak ve bulunmuştur. İlçemize yerleşim, MÖ 12-11. yüzyıllarda, Anadolu’ da Hitit uygarlığının sona ermesinin ardından Aka göçleri ve sonrasında “Aiolya” ve “Ionia” bölgelerinin kurulması ile olmuştur. Karaburun Yarımadası, Doğu Roma’dan sonra kurulan Bizans yönetimine geçmiş, ancak 1086-1095 yılları arasındaki sürede Çaka Bey tarafından Türker’in yönetimine alınmış sonra tekrar Bizans yönetimine geçmiştir. Karaburun tarihi yerler arasında yer alan Sazak Köyü, ilçe merkezine 25 km mesafededir. Eskiden bir Rum köyü olan Sazak Köyü’nde sadece 120 adet ev vardır ve bunlardan sadece 20’si Türklere aittir. Köyde kilise ve Rum Mezarlığı yer almaktadır. Karaburun tarihi yerler arasında yer alan Cıva Madeni mevkiinde yer alan Peynir mağarası, Karaburun bölgesindeki en dikkat çekici yerlerden biridir. Mağaranın uzunluğu 229 metre ve genişliği 108 metredir. Büyükçe birçok galerilere sahip olan mağaranın içerisinde yarasalar yaşamaktadır.
Narkisos Pınarı
Mordoğan’da 14. Yüzyıla dayanan Narkisos Pınarı, Rum Köyleri ve tarihi çeşmeler görülmeye değer unsurlardır. Mordoğan’a 3 km uzaklıkta yer alan Narcissos, Yunan mitolojisinin en etkileyici efsanelerinden birinin izlerini taşımaktadır. Rivayete göre sudaki yansımasına bakıp kendine âşık olan ve yemeden içmeden kesilen sonrasında da eriyip nergis çiçeğine dönüşen Narcissos’un bu olayı burada yaşadığına inanılmaktadır. Dilek Pınarı olarakta bilinen bu yerde küçük bir akarsu, havuz ve etrafında birçok dilek bağlanan ağaçlar yer almaktadır.
Müesser Aktaş Etnoğrafya Müzesi : Karaburun’da yaşayan ev hanımı olan Müesser Aktaş’ın kendi emekleri ile 20 yılda biriktirdiği eserlerini sergilediği bir müzedir.
Karaburun Ayşe Kadın Camii: Karaburun’un gözde yeri olan Mordoğan’da bulunan bu özel cami, ilçe merkezine 20 km mesafede konumlanmıştır. Vakıflar Müdürlüğü tarafından cami üzerinde caminin yapım hikayesini anlatan bir kitabe asılmıştır. Kitabe içeriği ise caminin Ayşe Kadın adındaki birisi tarafından 14. Yüzyılda yaptırıldığından bahsedilmektedir. Ayşe Kadın adındaki genç bir kız tam ölmek üzereyken annesinden bütün çeyizlerini satmasını isteyip cami yaptırmasını rivayet edilmektedir. Osmanlı Dönemi eserlerinden olduğu düşünülmektedir. Cami içerisinde 450 yıldır bulunan ve hala çalışan bir adet saat bulunmaktadır.
